Batı’ya giden gemide Doğu’ya koşma girişimleri günümüz uluslararası arenasında biraz tuhaf kaçıyor.Bana kalırsa bölgesel ticaret dışında Suriye, İran,Ermenistan,Irak gibi ülkelerin her tarafı partner olsa kaç yazar? İç politikada zayıfladıkça dış politikadaki açılımlara sarılan AKP iktidarı çaresizlikten yaşadığı küllerinden yeniden doğma sancılarını bizlere de yaşatıyor.Uluslararası dengelerin Doğu merkezlerine doğru hareketlenmesi hemen bir eksen kaymasını getirmiyor.ABD-AB ekseni hala önemli bir güç.Bunu bilerek hareket etseler adamların ayaklarına kadar gitmek zorunda kalmazlar.
Bilimsel bilginin, modern kuramların mebzul bölgesi Batı dünyasıdır.Bizler bu gelişmeyi tersine çevirmedikçe Doğu sadece kaynakları ve çatışmaları ile gündeme gelecek.Kadınların ikinci sınıf sayıldığı,eğitimin bireyleri meslek sahibi kılamadığı, üretim ve dağıtım mekanizmalarının ilkel düzeylerde bırakıldığı Doğu toplumları az gelişmişlik zincirini kırmak için yeterince çaba göstermiyor.Din adı altında töre ve geleneklerin hüküm sürmesi ilkel toplumsal yapının evrilmesinde en önemli engeli teşkil etmektedir.Bu güçlüğü yenmek ancak çağdaş bir eğitim politikası ile mümkün.Mustafa Kemal’in devrimlerinin önemi işte bu noktada ortaya çıkıyor.Sağol Paşam, senin açtığın yolda aydınlanma meşalesini beynimizde taşıyoruz.Karanlık kafalı adamların aydınlığına dayanamayacağı bu ışık halesi emperyalizmin, satılmışlığın, yozlaşmanın, yobazlığın en büyük düşmanıdır aynı zamanda.