Bardağı taşıran damla ise bu oldu sanırım.Türkiye’de kişileri kurumlardan ayırmak güç iş haline geldiyse bile Osman Kaçmaz dürüst bir hakim bana kalırsa.Siz bakmayın yandaş medyanın saldırılarına, eğer haklı olsalardı Kaçmaz’ın en ufak açığını bulduklarında üzerine çullanır,hayatını karartırlardı.Şimdi ise dürüst yoldan yapamadıklarını güce dayanarak yapmaya çalışıyorlar.Haksızlıklarını siyasi erkle kapatma uğraşısı içerisindeler. Aslında Deniz Feneri Davası’nı sümen altı etmek için bu kadar çabada bulunmaları adalet kavramlarının vicdanlarında ne kadar yer ettiğini gösteriyor.Bu pilav daha çok su kaldırır.Ergenekon Davası savcılarının dava boyunca suça yakın uygulamaları HSYK geçen yaz toplantılarına damgasına vurmuş idi.Hesaplaşma bitmemiş ki Kaçmaz ve Eminağaoğlu hakkında bu tür kararlar alınıyor.
Yargının bağımsız olmadığı herkesin bildiği bir sır.Ama yakın tarihimizde siyaset, hukuka bu denli fütursuzca müdahale etmemişti.Bu hukuk tacizine cesaret edenler adalet mekanizmasının bir gün kendilerine lazım olacağını akıllarından çıkarmasalar isabetli hareket etmiş olurlar.Sandıktan çıkan baskı partileri seçimleri kaybedince mahkeme koridorlarının müdavimi oluyorlar.Dilerim o davalardan birisine de Osman Kaçmaz bakar.