Haluk Selçuk

Sokaklar Eylem Tarlası…

In ekonomi, işsizlik, kriz, siyaset, Türkiye, toplum on Kasım 23, 2009 at 9:35 am

Bu hafta, 25 Kasım tarihinde memurlar iş bırakacak.Yani sokaktaki vatandaşın günlük sıkıntı takvimine şanlı şerefli bir çentik daha atılıyor.Memurların isteklerini sokaklara düşerek anlatmak zorunda bırakılması yılların ihmal edilmişliğinin göstergesi.Bilinen konu şu: Türkiye’de haddinden fazla memur istihdamı var,üstelik verimsiz çalışıyorlar.İşini yapan dürüst memurun sonu ya sürgün ya geri hizmet. Topluma yansıyan çürümenin daha beteri devlet dairelerinde mevcut.Kimi kamu işyerlerinde rüşvetsiz iş yapan adam azınlıkta kalıyor.Bu hantal ve niteliksiz yapının doğal sonucu ay sonunu zor getiren memur kesimi olmakta.Özel sektörün aksine kamu kesiminde çalışanların bazı istisnalar dışında ömür boyu iş garantisine sahip olmaları vatandaşın hizmet talepleri karşısında kayıtsız kalmalarına yol açıyor.

Memurlarla belirli süreli ve performansa dayalı iş sözleşmesi yapılması karşılığında grevi de içeren toplu sözleşme haklarının karşılanması mantıklı bir çözüm yolu.Kendilerinden iş yapmalarını bekliyorsak adam gibi çalışma koşullarının sağlanması toplumdaki her kesim için önemli bir adım sayılır. Diğer önemli nokta ise verimli hizmet üretmek talebinin sadece kamu çalışanlarından beklenmemesi gerçeği.Özel sektörün üretim altyapısı kimi yönlerden çağdaş koşulları karşılamaktan uzak.Bilgi toplumunun yaratılması eğitimle nitelik kazanmış işgücü ile sağlanabilir.Kısmen sanayileşmiş kısmen tarım toplumu olarak tanımlanabilecek Türk ekonomik düzeni aşiret tarzı üretim ilişkilerini profesyonel meslek sahibi olmanın düzeyine eriştirmekte zorlanıyor.

Kamu kesiminin hantallığı,oradaki rüşvet çarkı sade vatandaşın bal tutan parmağını yalar zihniyetinin bürokratik düzeyde temsili.Özel sektörümüz bu konuda yukarıda sayılan özelliklerden bigane değil.Bizim en önemli ekonomik sorunumuz verimsiz üretim altyapımız ile nitelikli insan kaynaklarının dünya çapındaki değişimleri karşılamakta zorlanması.Küresel kriz denilen finansal kırılma,varolmayan bir ekonomik değerin kredi mekanizmasıyla kitlelere ulaştırılması değil mi?ABD’de gelişmiş finansal araçların piyasadaki egemenliği kapitalizmin son derece ilerlemiş olmasının doğal bir sonucu. Ülkemizde AB ve IMF çapalarına bağlanan 200 yıllık modernleşme maceramız eğitimli insanlara sahip olup,verimli üretim ilişkilerine dayanmadıkça ekonomik krizlerimizi siyasi zanneder, içeride ve dışarıdaki gelişmeleri anlamaktan aciz kalabiliriz.

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.