Petrolün yerine altın mı geçiyor, sorusu biraz başlık cazibesi sağlama koksa bile emtia fiyatları ne zamandır köpüklenmiş duruyor.Bu köpüğün elbet bir gün söneceğini öne sürmek için ekonomi eğitimi almanız gerekmiyor.Bakış açımızı dolar-faiz-borsa üçlemesinden kurtarırsak önümüzdeki günlerde para politikalarını sıkılaştırmaya başlayacak olan ABD ve AB ekonomilerinin yükselen dolar faizleri vasıtasıyla -cari açık veren Türkiye’ye eksen değişimini de bahane edip- kriz boca edeceklerini kestirebiliriz. Gamlı baykuş olma sevdalısı değilim ama T.L. karşısındaki gerçek fiyatı en azından 1.60 olması gereken dolar kuru dışarıda yükselen faizlerle birlikte sıçrama yapabilir.Körfez ülkelerinden ya da varlık barışından gelen sıcak paranın emanet gibi durup durmadığını o zaman daha sağlıklı test edeceğiz.
Ekonomi sallanırken siyasetin rahat duruşta gezinmesi mantıksız değil mi? Bu çalkantının ilk hazırola geç komutu ise altın fiyatının 2.000 $ eşiğini geçmesi ile tetiklenecek gibi.Alimin sustuğu yerde cahil konuşurmuş ama belirsizlik dönemlerinde ekonomik nostradamusluk yapmak zorunda kalıyoruz.Kendi adıma çakma ekonomistlerin zırvalarından bıktım.Üretim ilişkilerine yeterince eğilmeden, bu ilişkilerin dayandığı tarihi arka plana bakmadan sağlam bir Türkiye okuması yapmaya çalışmak hüzzam makamında bestelenmiş bir İsmail Y.K. şarkısı kadar derinlik taşıyor.
Dünya gerçek bir altüst oluş yaşıyor.Değişimi anlamak için gerçekleri kabul etmemiz lazım.Ekonomisinin yarısı kayıtdışı bırakılmış,karapara ve suç kültürünün toplumu mafyalaştırdığı modern Türkiye nicedir birilerinin sosyal laboratuvarı haline getirildi.Sadece iktidara kızıp, Başbakan’a yüklenmek bizim siyasi geleneğimiz olsa bile bu işin sorumlusu sadece Tayyip Erdoğan mı? Bence siyasi liderler bizlerin sürüş güvenliği sağlamayan prototipleri.Bu prototiplerle ileri sürüş teknikleri kotarmanın ne kadar sağlıklı olduğu ise ortada.